Betimleme: Konferans salonunda Ayşe Sarı ayakta konuşma yapıyor. Katılımcılar masa başında oturuyor, önlerinde su bardakları, mikrofonlar ve belgeler var. Sarı'nın arkasında bir yazı tahtası ve dikey bir afiş bulunuyor. Afişte ILO, Engelsiz Kariyer logoları yer alıyor ve “Engelliler ve İşverenler için Farkındalık Eğitimleri ve Engelsiz Kariyer Günleri Buluşmaları” yazıyor. Salon sade ve profesyonel görünüyor.

Dünyadan Türkiye’ye Hak Temelli Dönüşüm ve Ayşe Sarı’nın Yolculuğu

İnsan Hakları Nedir? Nereden Doğmuştur?

İnsan hakları, yalnızca modern çağın ürünü değildir. Kökeni, insanın doğuştan sahip olduğu onur, eşitlik ve özgürlük anlayışına dayanır.


John Locke, “İnsan doğuştan haklara sahiptir” derken;
Immanuel Kant, insanın bir araç değil, her zaman amaç olduğunu vurgulamıştır.
Hannah Arendt ise insan haklarını, “haklara sahip olma hakkı” olarak tanımlar.

20.yüzyılın büyük yıkımı olan II. Dünya Savaşı, insanlığa önemli bir gerçeği acı biçimde hatırlatmıştır:
 

Haklar güvence altına alınmazsa, ihlaller sistematik hale gelir.

Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun ardından 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kabul edildi. Bu Beyanname’nin 25’inci maddesindeki; “Herkesin gerek kendisi, gerek ailesi için yiyecek, giyecek, konut, sağlıksal bakım, gerekli toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılıkta ya da geçim olanaklarından kendi iradesi dışında yoksul kaldığı başka durumlarda, güvenliğe hakkı vardır.” cümlelerinde, “Sakatlık” ilk kez uluslararası bir belgede ele alınmış oldu. Ancak bu evrensel metin, uzun yıllar boyunca engelli bireylerin insan haklarının, görünür kılınmasında yeterli olmamış, engellilik, insan hakları söylemi içinde ayrı ve özgün bir mücadele alanı olarak ancak zamanla yer bulabilmiştir.

 

Engelli Hakları Nedir?

Engelli hakları;

  • Yardım değil hak,
  • Merhamet değil adalet,
  • İyi niyet değil yükümlülük

ilkelerine dayanır.

 

BM Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’ni imzalayan Devletin, engelli haklarına;

  • Saygı yükümlülüğü vardır. Devletin, engellilerin; insan haklarından yararlanmaya müdahale etmekten veya onu kısıtlamaktan kaçınması gerektiği anlamına gelir.
  • Koruma yükümlülüğü vardır. Devletin, engelli bireyleri; insan hakları ihlallerine karşı korumasını gerektirir.
  • Yerine getirme zorunluluğu vardır. Devletin, engellilerin; temel insan haklarından yararlanmayı kolaylaştırmak için olumlu adımlar atması gerektiği anlamına gelir.

 

Devlet; engellileri, insan haklarının öznesi olarak kabul etmek ve engelli haklarını, insan hakları bağlamında ele almak zorundadır. Bu yaklaşım, engelliliği bireysel bir “eksiklik” olarak ele alan tıbbi modelden, toplumsal, çevresel ve yapısal engelleri esas alan hak temelli sosyal modele geçişi ifade ederken, Sözleşme’nin uygulanması ile engelliliğin insan hakları modelinin kabulünü zorunlu kılar. Engellilik, bireyin değil; toplumun farklılıklar karşısında sorumluluklarını yerine getirmediği için ayrımcılığının ve dışlayıcı yapılarının sonucudur ve engellilik, engelli bireylerin, insan haklarına erişimde ayrımcılığı önleyen etkin yasal düzenlemelerin olmayışı ile pekişir.

 

Dünyada Engelli Hareketinin Doğuşu: Bir Paradigma Değişimi

İngiltere – II. Dünya Savaşı Sonrası Mücadele

II. Dünya Savaşı sonrası İngiltere’de binlerce asker engelli olarak hayata döndü. Devletin yaklaşımı ilk etapta hayırseverlik temelliydi. Ancak engelli bireyler, yardım nesnesi olmayı reddederek eşit yurttaşlık talep etti.

1970’lerde kurulan UPIAS (Union of the Physically Impaired Against Segregation), engelliliği şu şekilde tanımladı:

Engellilik, bireyin değil; toplumun yarattığı bir sorundur.”

Bu yaklaşım, engellilik alanında sosyal modelin temelini attı ve küresel literatürü kökten değiştirdi.

 

Amerika – 20 Yıllık Direniş ve ADA

ABD’de engelli hakları mücadelesi 1960’lardan itibaren yükseldi.
Otobüslerden üniversitelere, istihdamdan kamu binalarına kadar her alanda dışlanma vardı.

Bu mücadele;

  • Oturma eylemleri,
  • Merdivenleri sürünerek çıkan engellilerin protestoları,
  • Açlık grevleri

ile sürdürüldü.

 

Yaklaşık 20 yıl süren direnişin ardından, 1990 yılında Americans with Disabilities Act (ADA) kabul edildi. ADA;

  • Ayrımcılığı yasaklayan,
  • Erişilebilirliği zorunlu kılan,
  • Engelli bireyleri hak öznesi olarak tanıyan

dünyanın en güçlü yasal düzenlemelerinden biri oldu.

 

BM Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’nin Onaylanması

1950-1999 yılları arasında, engellilik ile ilgili BM tarafından kabul edilmiş olan belgelerin, devletler üzerinde bir bağlayıcılığı yoktu. 2000’li yılların başında, engellilik alanında faaliyet yürüten STK’lar, bağlayıcı bir sözleşme için BM’ye baskı yapmaya başladı. 2006 yılında BM, 21. Yüzyılın ilk insan hakları sözleşmesini; Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’ni kabul etti. Temel felsefesi, engellilerin ayrımcılığa uğramadan tüm insan haklarına eşit ve etkin bir biçimde erişmesini sağlamak olan bu Sözleşme ile engelliliğe insan hakları yaklaşımı evrensel bir yaklaşım olarak öne çıktı.

 

Türkiye, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ni, ilk imzalayan ülkeler arasında yerini aldı. Ve Sözleşme ülkemizde; 28 Ekim 2009 tarihinden beri yürürlüktedir.

 

Türkiye’de Engelli Hakları Mücadelesinin Tarihsel Seyri

Türkiye’de engellilik uzun yıllar boyunca;

  • Hayır,
  • Sadaka,
  • Yardım,
  • Korumacılık

diliyle ele alındı. Hak temelli yaklaşımın gelişmesi; engelli sivil toplum örgütlerinin, öz savunucuların, akademisyenlerin ve aktivistlerin ısrarlı mücadelesiyle mümkün oldu.

 

Erken Dönem: Ahmet FARUK ÖZTİMUR

Türkiye’de engelli hakları mücadelesinin erken dönem figürlerinden biri rahmetli Ahmet Faruk ÖZTİMUR’dur.

  • 1994’te Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanlığına seçildi ve yaklaşık 13 yıl görev yaptı.
  • Yaşama Sevinci dergisiyle engellilik alanında yazılı yayıncılığı başlattı.
  • TRT’de yayınlanan Her Şeye Rağmen programı ile engelliliği kamuoyuna taşıdı.
  • Spor kulüpleri ve örgütlenme faaliyetleriyle görünürlüğü artırdı.
  • Özel TV kanallarında aynı dönem ve sonrasında da devam eden engelli hakları mücadelesini kitle iletişim araçları ile ülke geneline ulaşarak yapan Mehmet KIZILTAŞ’da yakın dönem bayrağı devralarak taşıyanlardadır.
  • Engelliler Hakkında Kanun’un hazırlanmasına öncülük etti.

Bu dönem, hak talep etmenin ve örgütlü mücadelenin ilk adımlarını oluşturdu.

 

2000’ler: Bilgi, Ağ ve Hak Temelli Dönüşüm

2000’li yıllarla birlikte akademi–sivil toplum iş birlikleri güçlendi. İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi yapılar, engelli hakları konusunda sistematik eğitimler ve farkındalık çalışmaları yürüttü. Bu süreç, hak temelli yaklaşımın kurumsallaşmasını sağladı.

 

Ayşe SARI: Türkiye’de Engelli Hakları Mücadelesinin Sesi ve Hafızası

Bu dönüşümün en güçlü, kararlı ve öncü isimlerinden biri Ayşe SARI’dır.

Ayşe SARI;

  • Öz savunucu,
  • Hak savunucusu,
  • Lobi faaliyetleri yürüten,
  • Sorun yaşayan bireylerle sorun yaşanan kurumlar arasında koordinasyonu sağlayan,
  • Hukuki ve sosyal politika üreten,
  • Engellilere, engelli ailelerine, STK’lara ve kurumlara; engelli hakları ile ilgili danışmanlık veren,
  • Engelli bireylerle ve özel gereksinimli bireylerle sosyal hizmet alanında, eğitimler veren,
  • Yazılı eserleri ile literatüre çok değerli bilgi ve içerikler üreten ve paylaşan

öncü bir aktördür.

Hemşire ve sosyal hizmet uzmanıdır. Yüksek lisansını da sosyal hizmet alanında yapmıştır.

 

Onun mücadelesi yalnızca metinlerde değil;

  • Meydanlarda,
  • Komisyon salonlarında,
  • Meclis raporlarında,
  • Eğitim sınıflarında,
  • Kamu kurumlarında,
  • Üniversitelerde,
  • Sendikal mücadelede (SAHİM-SEN ve SESİM-SEN),
  • Dijital tüm platformlarda

hayat bulmuştur.

 

Gülhane Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümünde 2021 ve 2022 yıllarında, “Engellilerle Sosyal Hizmet” ve “Özel Gereksinimli Bireylerle Sosyal Hizmet” derslerini vermiş, engellilik alanında uygulama ve akademik deneyimlerini geleceğin sosyal hizmet uzmanlarına aktarmıştır.

 

Sendikal alanda engelli haklarına yönelik yapmış olduğu çalışmalar, ödüle layık görülmüş ve SAHİMSEN, 2014 yılında Ankara Sivil Toplum Platformu (ASTOP)  Üstün Hizmet ve Başarı Beratı ödülünü almıştır.

 

1990 yılında doğan ve nadir bir hastalığı olan kızı ile birlikte hayatta var olma mücadelesi verirken tüm engellilerin ve ailelerinin haklara erişimi için mücadelenin içinde yerini almıştır.

 

Hak Temelli Mücadelede Somut Kazanımlar

TSK ve Kamu Alanında:

  • 2002’de GATA Engelli Çocuklar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin, engelli çocuk ailelerinin mücadelesi ile açılması,
  • Engelli ve engelli çocuğu olan TSK personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi,
  • GATA bünyesinde Engelli Danışma ve Koordinasyon Biriminin kurulması ve bu Birimin, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bünyesinde devamının sağlanması,
  • TSK’da çalışan engelli yakını olan tüm statülerdeki personel için; günlük bakım ve eğitim izninin mevzuata girmesi,
  • Engelli çocuğu olan çalışanlar için düzenlenen; 10 günlük mazeret izninin yaş sınırı olmadan düzenlenmesi ve bu iznin tüm personel mevzuatına işlenmesinin sağlanması.

Bu kazanımlar, “yardım değil hak” ve “hakların korunması ve geliştirilmesi” anlayışının somut örnekleridir.

 

Ulusal ve Uluslararası Hak Savunuculuğu

  • 2019’da Cenevre’de yapılan BM Engelli Hakları Komitesi Toplantısına, STK temsilcisi olarak katılım,
  • BM Engelli Hakları Komitesine gönderilen Türkiye STK Gölge Raporunun hazırlanması,
  • TBMM araştırma komisyonlarında engellilik, yaşlılık ve nadir hastalıklar alanlarında raporlar.

 

Eğitim, Literatür ve Engelsiz Kariyer

Ayşe SARI, yüzlerce eğitimle engelli hakları bilgisini sahadan akademiye taşıdı.

Basılı eserleri, Türkiye’de engelli hakları literatürünün ve sosyal hizmet alanında engelliliğin ele alınmasının temel taşlarındandır:

  • "Engelli Hakları ve Genel Mevzuat" adlı kitap (2014 ve 2016 basım)
  • “Sivil Toplum Örgütleri ve Sosyal Hizmet” adlı kitapta “Engellilik ve Sivil Toplum Kuruluşları” başlıklı bölüm yazarlığı.
  • “Sosyal Hizmet Uygulamasında Vaka Sunumları” adlı kitapta “Serebral Palsi ile Yaşayan Kadının Bağımsız Yaşam Hakkı” başlıklı bölüm yazarlığı.
  • “Farklı Disiplinlerin İhmal ve İstismara Bakış Açıları” adlı kitapta “Engellilere Yönelik İhmal İstismar ve Kötü Muamele‐Hukuksal Bağlam” başlıklı bölüm yazarlığı.

 

Engelsizkariyer.com çatısı altında ise Türkiye’de ilk kez:

  • İnsan kaynakları profesyonellerine engelli hakları bağlamında kapsayıcı istihdam ve ayrımcılık karşıtı eğitimler verildi,
  • İşverenlerin engelli adayları adil değerlendirmesi hedeflendi,
  • TANAP ve ILO projeleriyle 40’tan fazla ilçede doğrudan özsavunuculuk ve engelli hakları eğitimleri yürütüldü.

 

Haklar Mücadeleyle Kazanılır

Engelli hakları tarihi bize şunu öğretir:

  • Haklar kendiliğinden verilmez,
  • Mücadele edilmeden kazanılmaz,
  • Savunulmazsa; kaybedilir.

Ayşe SARI, Türkiye’de engelli hakları mücadelesinin:

  • Hafızası,
  • Vicdanı,
  • Pratiği

olmuştur.

Onun mücadelesi, yalnızca engelliler için değil; adalet, eşitlik, bağımsız yaşama ve insan onuru için verilen evrensel bir mücadeledir.

Hazırlayan: Engelsiz Kariyer Editör

Alt Logolar
Sosyal Medya’da takip edin!
App Store Google Play
Copyright © 2005 - ∞ Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
EngelsizKariyer.com, sosyal girişimcilik markası olarak EK EĞİTİM İNSAN KAYNAKLARI VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.' ye ait bir sitedir.
Engelsizkariyer.com Logo