Betimleme: Yeşil ve beyaz ikiye bölünmüş görselde, merkezde “AI” yazılı bir mikroçip yer alıyor. Sol yeşil alanda yapay zekâyı simgeleyen kişi, iş çantası ve gülümseyen yüz ikonları; sağ beyaz alanda ise engellilik kapsayıcılığını temsil eden zihinsel sağlık, tekerlekli sandalye, bastonlu kişi ve işaret dili ikonları bulunuyor. Görsel, yapay zekânın engellilik kapsayıcılığına katkısını simgesel biçimde anlatıyor.

Yapay zekâ (AI) alanındaki ilerlemeler, büyük veri, bulut bilişim, yeni algoritmalar, dağıtık zekâ ve robotik teknolojilerinin kesişimiyle hız kazanmaktadır. AI, dijital teknolojileri insan zekasıyla bütünleştirerek araçların karmaşık ortamlarda çalışmasına, verilerden bilgi edinmesine ve kararlar almasına olanak tanır. Hükümetler, AI'nın avantajlarından yararlanmak için ulusal AI planları oluşturmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT), engelli haklarının savunulmasını güçlendirerek, insan haklarının kullanılması ve dijital uçurumun kapatılması için internet erişiminin kritik önemini vurgulamaktadır.

 

DSÖ'nün en son verileri, dünya çapında yaklaşık 1,3 milyar insanın farklı yeti kayıpları (yani çeşitli engel grupları) ile yaşadığını göstermektedir. AI kullanımı yoluyla engelli bireylerin kapsayıcılığı (dahil edilmesiyle) ilgili zorlukları ele alırken, potansiyel endişeleri incelemek ve odaklanılması gereken belirli alanları belirlemek önemlidir. Temel bir soru, toplumun kapsayıcı ekonomik ve sosyal sistemler kurmak için AI'yı nasıl kullanacağıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) belirttiği gibi, engelli bireyler işgücüne katılımda azalma, mesleki eğitime erişim eksikliği ve işe alım ve kariyer gelişimi konusunda önyargılarla karşılaşmaktadır. UNDP'nin yakın tarihli bir raporuna göre, kırsal alanlarda yaşayan engelli bireylerin yalnızca %5,8'i istihdam edilmektedir. Bu zorluklar, doğuştan gelen kısıtlamalardan değil, karmaşık toplumsal, hukuki ve ekonomik koşullardan kaynaklanmaktadır.

 

Engelli bireyler, özel sektörde ve eğitimde, yetersiz okul altyapısı ve ihtiyaçlarını karşılamayan öğrenim materyalleri gibi engellerle karşılaşmaktadır. Yükseköğretimde, erişilemez kampüsler ve destekleyici olmayan akademik düzenlemeler gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Benzer şekilde, sağlık sektörü ve işgücü piyasası da erişilebilir olmayan fiziksel altyapılar, makul düzenlemeler sağlamayı ekonomik külfet görerek isteksizlik ve engelli bireylerin tam katılımını ve dahil olmasını engelleyen ayrımcı ve dışlayıcı yaklaşımlar nedeniyle engeller oluşturmakta ve sonuçta engelli bireylerin fırsatlara erişimini sınırlamaktadır.

Betimleme: Görsel, yapay zekânın kapsayıcı kalkınmadaki rolünü simgesel bir şekilde anlatıyor. Yeşil arka plan üzerinde ortada "AI" yazılı atom benzeri bir ikon yer alıyor. Bu ikonun etrafında, farklı insan çeşitliliklerini temsil eden altı sembol bulunuyor: tekerlekli sandalye kullanan birey, ayakta duran kişi, bastonlu yaşlı birey, beyaz bastonlu görme engelli kişi, kitap tutan el (eğitim/erişim), ve kollarını kaldırmış bir figür (güçlenme/sevinç). Sağ üstte Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) logosu yer alıyor. Görsel, teknolojinin insan çeşitliliğini desteklemedeki potansiyelini vurguluyor.

AI teknolojisi, engelli desteği hizmetlerinde devrim yaratarak, dünya çapında en az bir kulağında işitme kaybı olan 1,5 milyardan fazla insana fayda sağlıyor. AI destekli cihazlar, konuşmayı metne dönüştürme, ses tanımlama ve farklı sesleri ayırmak için girdileri kullanma gibi özellikler sunuyor. 43 milyon kör, 295 milyon orta ila şiddetli görme engelli ve 258 milyon hafif görme engelli dahil olmak üzere görme engelli bireyler için AI, yüz ifadelerini ve jestleri tanıyabilir ve görüntüleri, çevreyi ve proksemikleri daha doğru bir şekilde tanımlayabilir, böylece genel etkileşim deneyimini geliştirebilir. Teknolojideki bu gelişmeler, izolasyon hissini en aza indirmeye, bireysel yetenekleri vurgulamaya ve bağımsızlığı teşvik etmeye yardımcı oluyor.*

 

Yardımcı teknolojide (AT) yapay zekanın başarılı bir şekilde uygulanması, üstün ve çeşitli veri ve bilginin kullanılabilirliğini garanti etmek için engelli topluluklarla yakın iş birliği içinde çalışmayı gerektirir. Yapay zekâ, deneyimli kullanıcılar tarafından üretilen verilerden yararlanarak, hızlı AT özelleştirme için uyarlanabilir hizmetlerin sağlanmasını kolaylaştırır. Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi, makul fiyatlı AT ve yardım hizmetlerine eşit erişimin önemini vurgulamaktadır, ancak pahalı çözümler genellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki bireylerin dışlanmasına neden olmaktadır.

 

Küresel nüfusun yaklaşık %1'i, yani 75 milyondan fazla kişi, şu anda otizm tanısı almaktadır. Bu, nörolojik çeşitliliğin bir parçası olarak kabul edilen ve hızla büyüyen bir sorundur. Otizmi olan bireylerin %85'i istihdam edilememektedir, ancak yapay zeka yeni istihdam olanakları yaratmaktadır. 2004 yılında kurulan uluslararası bir kuruluş olan Specialisterne, teknolojinin potansiyeline odaklanarak, nörolojik çeşitliliğe sahip bireylerin güçlü yönlerini uygun rollerle eşleştirerek, işletmelerin bu bireylere uygun pozisyonlar bulmasına yardımcı olmaktadır. Benzer şekilde, Mentra adlı girişim de yapay zekayı kullanarak nörolojik çeşitliliğe sahip bireyleri, yazılım geliştirmeye ağırlık vererek işlerle eşleştirmektedir. Ayrıca, yapay zekâ, kontrol sistemlerini geliştirmek için yapay zekayı kullanan Limbitless Solutions'ın çocuklar için 3D baskılı biyonik kolları gibi yardımcı teknolojileri de iyileştiriyor.

 

Engelli kişiler için etkili AI uygulamaları arasında, nörolojik çeşitliliğe sahip bireylere yardımcı olmak için robotik süreç otomasyonunun kullanılması, ortopedik ve felçli kişiler için dış iskeletlerin kullanılması ve AI destekli işe alım ve karar verme araçlarının uygulanması yer almaktadır. Bu pratik örnekler, AI'nın erişilebilirliği ve üretkenliği artırma yeteneğini göstermektedir. AI'nın sunduğu önemli fırsatlara rağmen, insan hizmetlerinin yerini alma ve kötü tasarlanmış sistemlerin uygulanması gibi endişeler gibi zorlukların ele alınması çok önemlidir. Etik geliştirme ve kullanıcı odaklı tasarıma öncelik vererek, AI yaşamları önemli ölçüde iyileştirme ve erişilebilirliği teşvik etme potansiyeline sahiptir.

Betimleme: Görsel, işitme engelli bireyler için yapay zekâ destekli iletişim çözümlerini simgeliyor. Sol tarafta işitme engelini belirten bir ikon ve belge simgesi yer alıyor. Ortada ses dalgası ve "AI" yazılı mikroçip, konuşma tanıma veya sesli içerik üretimini temsil ediyor. Sağda bir kişi simgesi bulunuyor. Sağ üstte ise Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) logosu yer alıyor. Görsel, dijital kapsayıcılığı ve erişilebilir iletişim teknolojilerini vurguluyor.

AI kullanımının engelli kişiler için ayrımcılığa neden olan bir örneği, ses tanıma teknolojisi alanındadır. Birçok AI sistemi, çalışması için sesli komutlara dayanır ve bu, konuşmasında yeti kaybı olan ve akıcı konuşamayanları veya teknolojinin kolayca anlayamadığı aksanları olan kişiler için zor olabilir. Diğer bir örnek ise, web siteleri ve uygulamalar alanında görülmektedir. Bu alanda, yapay zekâ destekli içerik ve özellikler, görme veya spina bifida, kas distrofisi, ampute, multipl skleroz ve serebral palsili gibi bireylerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanmamış olabilir ve bu da erişilebilirlik problemleri yaratabilir.  Ayrıca, yapay zekâ destekli otomatik karar verme sistemleri, engelli bireylerin benzersiz ihtiyaçlarını ve koşullarını dikkate almayarak, istemeden de olsa bu bireylere karşı ayrımcılık yapabilir. Yüz farklılıkları olan bireyler AI uygulamalarından daha çok ayrımcılığa uğruyor. Yüz tanıma ve görüntü işleme modellerinin çoğunlukla standart yüz yapılarıyla eğitilmesi nedeniyle AI uygulamalarında daha yüksek hata oranlarıyla karşılaşıyor. Bu durum, kimlik doğrulama, erişim ve güvenlik süreçlerinde dışlanma ve ayrımcılığa yol açabiliyor.

 

İşyerlerinde yapay zekanın giderek artan kullanımı, hükümetin herkes için temel refahı garanti etme sorumluluğunun yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Araştırmalar, otomasyonun sonucunda imalat sektöründe önemli ölçüde iş kaybı olduğunu göstermektedir ve yapay zekâ farklı sektörlerde işe alım süreçlerinde kullanılmaktadır. Yapay zekâ çağında engelli bireylerin dahil edilmesi ve güvenliğinin sağlanması, toplumsal önyargıların ele alınmasını ve kapsamlı etik ve düzenleyici protokollerin uygulanmasını gerektirmektedir.

 

AI'nın, özellikle makine öğrenimi tabanlı AI'nın engelli bireyler üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. AI, engelleri ortadan kaldırma ve kapsayıcılığı teşvik etme potansiyeline sahiptir, ancak engelli bireyleri ilerlemelerden dışlama riski de taşımaktadır. AI'nın gelişimini kapsayıcılığı ve erişilebilirliği destekleyecek şekilde, faydaları en üst düzeye çıkarmak ve riskleri en aza indirmek amacıyla AI çözümlerinin tasarımına engelli bireyleri aktif olarak dahil etmek çok önemlidir.

*PROKSEMİK: İnsanların fiziksel mekânı ve kişisel alanı nasıl kullandığını inceleyen iletişim bilim dalıdır. Kısaca, “mesafe yoluyla iletişim” olarak da tanımlanır.

 

Kaynak: https://www.undp.org/uzbekistan/blog/ai-revolution-it-game-changer-disability-inclusion

Yazar: Hudoykul Hafizov, Engelli Kapsayıcılık Danışmanı

Düzenleyen: Mehmet Kızıltaş

İllüstrasyon: Alfarob Khushvaqtov, UNDP

Not: "Engelliler ve Yapay Zeka" başlığında eğitim ya da uygulama geliştirme için bizimle iletişim kurabilirsiniz. info@engelsizkariyer.com 

Alt Logolar
Sosyal Medya’da takip edin!
App Store Google Play
Copyright © 2005 - ∞ Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
EngelsizKariyer.com, sosyal girişimcilik markası olarak EK EĞİTİM İNSAN KAYNAKLARI VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.' ye ait bir sitedir.
Engelsizkariyer.com Logo